Antikarbonasyon Özellikli Nanoteknolojik Boya : EPOPOL
- Anasayfa
- Blog
EPOPOL markasıyla üretilen beton karbonasyon önleyici boya herhangi bir inşaat boyasından tamamen farklı olup; bağlayıcı seçiminde bağlayıcının temel olarak CO2 (Karbondioksit) geçirme özelliği göz önüne alınmıştır.
Donatı Korozyonu ve Betonun Korunması
Beton ve çelik birleşiminin mimarlara sunduğu çok yönlü yapısal olanaklar, çelik ve betonu en önemli yapı malzemesi haline getirmiştir. Özellikle İkinci Dünya Savaşı’nın bitmesinden sonra çelik –beton çıplak beton denilen biçimiyle koruyucu bir tabaka olmadan yaygın biçimde kullanılmıştır. Son 10 yıl öncesine kadar, betonun atmosferde bulunan asitli gazlara, özellikle karbondioksit ve kükürt dioksite karşı dirençli olduğu görüşü hakimdi. Son dönemlerde, çıplak beton biçiminin uygulandığı yapılarda zararların artmış olması, betonarme yapıların korunmasına yeterli özenin gösterilmediğini ortaya koydu.
Betonda Korozyon Neden Oluşur ?
- Çimentonun hidratasyonunda, başka maddelerin yanı sıra Ca(OH)2 (kalsiyum hidroksit) de açığa çıkması taze betonun pH değerini yaklaşık 12-13 değerinde tutar; fakat bu değer zaman içinde 10’un altına düşer. Betonun yüksek alkalitesi yüzünden içindeki çelik pasifleşir, böylelikle çeliklerin paslanması engellenir. Nötralizasyon sonucu pH değeri 9,0’ın altına düşerse, betonun paslanmayı koruyucu etkisi ortadan kalkar.
- Betonun, atmosferdeki CO2 (karbondioksitin), Ca(OH)₂ (kalsiyumhidroksit) ile birlikte CaCO3 (kalsiyum karbonata) çevrilmesi yoluyla nötralize edilmesi sürecine karbonizasyon denir.
- Betonun kalitesinden, işlenmesinden ve pas payı kalınlığından bağımsız olarak, karbonizasyon cephesi üst yüzeye en yakın çelik kaplamaya kısa bir süre içinde ulaşabilir. Böylelikle, çeliğin pasifleşmesi ortadan kalkmış, paslanma başlamış olur. Paslanma, her zaman paslanan malzemenin hacminin güçlü bir artışıyla birlikte olur. Hacim artışının sonucu olarak, ince bir beton kaplamanın direnemediği patlayıcı basınç ortaya çıkar ve beton patlar.
- Kömür, petrol ve benzinin yakılmasıyla ortaya çıkan asitli atık gazlar da beton korozyonunu arttıran nedenler arasındadır.
Beton Korozyonu Nasıl Durdurulabilir ?
- Karbonizasyon cephesinin en dıştaki donatı çeliğine ulaşma süresi, donatı çeliğini çevreleyen pas payının kalınlığına bağlıdır. Pas payının artırılmasıyla korozyon geciktirilmiş ya da tamamen engellenmiş olur. Çoğu kez konstrüktif ve statik nedenlerden ötürü bu işlem tercih edilmez.
- Yüksek sınıflı bir betonun kullanılmasıyla, karbonizasyon hızı da önemli ölçüde azaltılabilir. Erken karbonizasyonun önlenmesi için uygulanan bu yöntemde yapı maliyetleri önemli ölçüde artar.
- Zararların önlenmesinin üçüncü yöntemi ise, taze betona olabildiğince erkenden bir karbonizasyon bariyeri uygulanmasıdır. Bu terimle, son derece küçük bir CO2 geçirgenliği olan, ince bir tabakanın sürülmesi anlaşılmaktadır. Ayrıntılı incelemeler, metakrilat reçine temelli boyaların bu uygulama için uygun olduğunu göstermiştir.
Metakrilat reçinelerin özellikle uygun olması, bu özel kombinasyonda sadece bu bağlayıcı malzeme sınıfında bulunan çok sayıda nitelikten kaynaklanmaktadır:
a) Karbondioksit için son derece yüksek geçirimsizlik.
Eşdeğer hava tabakası kalınlığı en az 50m tutan boyalar ya da film tabakaları, karbonizasyon önleyici kabul edilebilirler. EPOPOL bu asgari değerin çok üstünde sonuç vermekte ve uygun bir film kalınlığının sürülmesi durumunda güvenli tarafta bulunacaktır. EPOPOL ’ün pigment hacim konsantrasyonu düşük olup bağlayıcı oranı yüksektir. Ek’te EPOPOL ’ün CO² geçirgenliği için teknik değerler verilmiştir.
b) İyi Su Buharı Geçirgenliği
Duvarlar, sıvalar, beton vb. için boya malzemelerinden her zaman, ilk bakışta birbirleriyle bağdaşmaz görünen iki talebi karşılanması istenmektedir. Bir yandan kaplama, şiddetli su zorlanmasında (örneğin sağanak yağmurda) boya zemininin nemlenmesini engelleyen bir su engeli oluşturmalıdır. Diğer yandan da “soluma etkinliğini “ korumak ya da içerideki rutubetin difüzyon yoluyla dışarı çıkmasını sağlamak için, iyi bir su buharı geçirgenliğine sahip olmalıdır. Ancak o zaman, içeride hapis kalan su buharının basıncıyla, boya tabakasının patlaması tehlikesi ortadan kalkacaktır.
Aslında, difüzyona eşdeğer hava tabakası kalınlığı 2 m olduğunda, tabakanın etkisinin ihmal edilebilir olduğundan yola çıkılabilir. Böylelikle, yapının içinde bir terleme ve böylelikle bir rutubetlenme olasılığı ortadan kalkar.
c) Yüksek Alkali ve Asit Dayanıklılığı
Boya filmlerinin, örneğin su buharı geçirgenliği düşük olan, elverişsiz boya malzemelerinin kullanılması yüzünden, daha önce karbonize olmuş beton üzerinde kabarcıklar oluşturması durumunda, kabarcık sıvasında özellikle alkali ve soda çözeltisi bulunur. Dolayısıyla bağlayıcı malzemenin alkali duyarlılığının düşük olması, boya tabakasında bozulmalara ve zararlara yol açabilir. Metakrilat reçine bazlı EPOPOL , sözü edilen çözeltilerin verdiği zararlara karşı durur.
Bir boyadan asitlere karşı dayanıklılık talebi, havadaki SO₂ (kükürt dioksit) oranının yüksekliğinden kaynaklanmaktadır. SO₂ yağmurlarının ve kondensatlarının da beton korozyonunda hatırı sayılır bir payı vardır. Metakrilat reçine bazlı EPOPOL bu “asit yağmuruna” karşı dayanıklıdır. Ancak, koruma amaçlı boyalarda kullanılan pigmentlerin ve dolgu malzemelerinin de aside karşı dayanıklı olmasına dikkat edilmelidir. EPOPOL’ün içerdiği pigmentler de asitlere karşı dayanıklıdır.
d) Kötü Hava Koşullarına Karşı Çok İyi Dayanıklılık
Metakrilat reçineler, öteki polimerlerin çoğunun aksine, güneşin ultraviyole ışımasını absorbe etmezler. Bu yüzden son derece enerji yüklü kısa dalga ışıması, reçine üzerinde yıkıcı bir etki yapmaz ve boya filminin bağlayıcı malzeme iskeletine zarar vermez. Metakrilat bazlı reçineden yapılmış EPOPOL, ışığa ve kötü hava koşullarına dayanıklı pigmentlerin, dolgu malzemelerinin ve katkı maddelerinin bileşiminden oluşmuş olup; yıllar sonra bile sararma ve tebeşirlenme göstermez.
EPOPOL teknik verileri için dokümana göz atın : EPOPOL
